TR / ENG
 
Araştırma Merkezleri
USAK Yayınları
 
USAK Mülakatları
Prof. Dr. Selçuk Çolakoğlu: “Pakistan’da G...
USAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Selçuk Çola...
USAK Projeleri
Etkinlik Takvimi
Basında USAK
 
Kayıt Ol
USAK etkinlikleri ve yayınlarından haberdar olmak için e-posta listemize kayıt olun!
 
Uzman Analizleri
   
Türkiye-Kazakistan: Çok Yönlü İşbirliği
Gülay MUTLU
15-10-2012
Yazdır    Bookmark and Share A- A A+
 

 

Bağımsızlığından bu yana dış politikada Rusya, ABD ve Avrupa ülkeleri ile ilişkilerinde ahenkli bir çizgi yakalayan Kazakistan, bunu başaran ilk Orta Asya ülkesi. Yürüttüğü aktif dış politika ile birlikte, işleyen ekonomisiyle de bölgede öne çıkan Astana özellikle son birkaç yıldır Türkiye ile daha yakın ilişkiler geliştiriyor. 
 
Başlangıçta her iki ülkenin de kendi ajandasında farklı öncelikler olsa da Türkiye-Kazakistan ilişkileri kurulduğundan bu yana istikrarlı bir şekilde ilerledi. 2009 yılına kadar daha çok Rusya ve ABD ağırlığının hissedildiği Kazak dış politikasında, 2009 sonrası dönemde Türkiye ile ilişkilerin de öne çıktığı görülüyor. Diğer yandan Türkiye’nin, Kazakistan’a yönelik yürüttüğü dış politika genel Orta Asya politikası ile paralel ilerlese de, özellikle son birkaç yıldır Astana’ya ayrı bir önem veriliyor. 
 
Kazakistan ve Türkiye arasındaki ilişkiler 1990’lardan 2000’lere artan bir seyirle ilerlerken, 2009 yılında imzalanan Stratejik Ortaklık Anlaşması, iki ülke ilişkilerini farklı bir boyuta taşıdı. Birbirlerine verdikleri önemi göstermek adına liderler Ankara-Astana hattını daha fazla kullanmaya başladı. Nazarbayev’in 11-12 Ekim Türkiye ziyareti de bunlardan biri. 
 
Türkiye açısından Kazakistan
 
1990’lı yıllarda başta Rusya olmak üzere, Çin ve ABD eksenli gelişen Kazak dış politikasında Türkiye, gündemin arka sıralarında yer alıyordu. Orta Asya ülkelerini uluslararası alana entegre etmeyi, kapalı ekonomilerini ve toplum yapılarını dünyaya açmayı temel bölge politikası olarak belirleyen Türkiye ise Rusya’nın bölgede çok aktif olmadığı 2000’li yıllara kadarki geçiş sürecini verimli kullanamadı. Bu durum esasında her iki ülkenin de o dönemdeki konjonktürel statüsü ile ilgiliydi. Ancak 2001 sonrası Türkiye’nin izlediği Orta Asya politikası, Kazakistan özelinde karşılık bulmaya başladı. 
 
Türkiye açısından Kazakistan, Orta Asya’da önemli bir ülke olarak değerlendiriliyor. Bu önem Ankara’nın seçimi ile değil sürekli bir dinamizm içerisindeki bölgenin konumuyla bağlantılı. Diğer yandan Astana bugün, 1990’lı yıllardan farklı bir boyuta evirilen Türkiye ile ilişkilerini, eskiden olduğu gibi etnik bir anlayışla yürütmekten ziyade daha pragmatik ve seviyenin arttığı bir düzleme çekmeye gayret ediyor. 
 
Türkiye’nin bu coğrafyada iyi ilişkiler geliştirdiği ve bunu sürdürülebilir kıldığı tek ülke olan Kazakistan, özellikle son birkaç yıldır bu yönde somut adımlar atıyor. Örneğin 2009 yılında imzalanan Stratejik Ortaklık Anlaşmasıyla birlikte liderler birbirlerine verdikleri önemi göstermek adına Ankara-Astana hattını daha sık aşındırmaya başladı. 
 
Asya’da Güven Arttırıcı Önlemler Konferansı (CICA/AİGK ), bölgelerinde önemli aktörler haline gelen Türkiye ve Kazakistan’ın uluslararası alandaki işbirliğini yansıtan en önemli örnek. Türkiye’nin 2010’dan beri dönem başkanlığını yürüttüğü CICA/AİGK, hedefleri doğrultusunda her iki ülkenin de Asya ve Avrupa coğrafyalarında savaş ve çatışma olmadan güvenin ve güvenliğin teminini temel hedef olarak belirlediğini gösteriyor. 
 
Birleştirici sembol: ‘Nazarbayev’ 
 
Dış politikada ve ekonomik ilişkilerde özellikle son dönemde diğer Orta Asya ülkeleri ile yakalanamayan uyumun Türkiye ve Kazakistan arasında var olmasının önemli sebeplerinden birini Kazakistan’ın iç dinamikleri oluşturuyor. Kazakistan’da birleştirici bir ‘sembol’ haline gelen Nazarbayev, her ne kadar otoriter bir lider olarak nitelendirilse de ikili ilişkilerin gelişmesinde önemli bir faktör. Başta sosyo-ekonomik değişimler olmak üzere ülke içerisinde belli bir istikrarın yakalanmasında Nazarbayev’in payı büyük. 
 
Nursultan Nazarbayev bağımsızlığın ilk yıllarında bütün Orta Asya ülkelerinin ihtiyaç duyduğu ekonomik reformları nispeten başarılı bir şekilde hayata geçirdi. Hatta bu reformların uygulanması yönündeki çalışmalarda görev alacak birçok Batılı uzmanı ülkesine davet etti. Bununla birlikte özelleştirme politikası da yürüten Astana zaman zaman krizlerde zorlansa da çalışan bir ekonomi kurabildi. Kazakistan’ın sahip olduğu enerji kaynakları da bu yönde kullanıldı. Dolayısıyla siyasi alanda reformları gerçekleştiremediği yönünde uluslararası çevrelerden eleştiri alan Nazarbayev, otoriter bir rejimin şemsiyesi altında güçlü bir ekonomi modeli ile farklı bir sistem oluşturdu.
 
Kazakistan’ın büyüyen ekonomisi, Türkiye’ye bölgede yatırım yapma olanağı sağladı. Bugün iki ülke arasında yaklaşık 4 milyar dolar olan ticaret haminin 10 milyar dolara yükseltilmesi amaçlanıyor.Orta Asya’nın en büyük petrol ve doğal gaz üreticisi Kazakistan ile bu yönde ilişkilerin geliştirileceği 2009 yılında imzalanan Stratejik Ortaklık Anlaşması ile de vurgulanıyor. Bu sayede Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattına Kazakistan tarafından verilen desteğin artması öngörülüyor. Hâlihazırda yakalanan ivmenin yatırım alanlarında çeşitlendirmeye ihtiyaç duyduğu gözlemleniyor. Özellikle inşaat alanında gelişen ekonomik ilişkilerin madencilik ve enerji gibi sektörlere de yayılması Türkiye’nin temennisini oluşturuyor. 
 
Sonuç olarak bu güne kadar sorunsuz ilerleyen Türk-Kazak ilişkileri ülkelerin gelişen ekonomilerine ve bölgelerinde güçlü birer ülke profili çizmelerine bağlı olarak 2009 sonrası dönemde yeni bir ivme kazandı. Bölge bağlamında şimdilik benzersiz durumda olan ilişkilerin potansiyeli düşünüldüğünde yeterli olmadığı ve daha fazla derinleşmesi gerektiği ise her iki tarafın da ortak kanaati. 
 
 
 
  • Fotoğraflar
     
    Videolar
   
Son Yayınlar
 
Multimedya
  •  
    Habibe Özdal - 07.08.2014 - TRT Haber Detay Haber
  •  
    Osman Bahadır Dinçer - 27.06.2014 - CNNTürk Eğrisi Doğrusu
  •  
    Fatma Yılmaz Elmas - 26.06.2014 - TrtTürk Detay Haber
  •  
    Gülay Mutlu - 18.06.2014 - TRT Avaz 50 Dakika
  •  
    Osman Bahadır Dinçer - 12.06.2014 - Kanal 24 Haberler
  •  
    Irak Konferansı
  •  
    USAK-Brookings
  •  
    AA
  •  
    Tayvan Gezisi
  •  
    Ukrayna Çalıştayı
Analist Yeni Sayı
 
USAK Hakkında  Yapılanma Araştırma Merkezleri Linkler
   Amaçlarımız
   İlkelerimiz
   USAK Logosu
   Misyonumuz
   Faaliyetlerimiz
   Türkiye ve USAK
   USAK'ta Staj
   USAK Kütüphanesi
   Bağış ve Destek
   Üyelik
Yapılanma
USAK Başkanı
USAK Bilim Kurulu Başkanı
USAK Başkan Yardımcıları
USAK Bilim Kurulu Üyeleri
USAK Araştırmacıları-Uzmanları
USAK Araştırma Asistanları
Temsilciler
Amerika
Avrupa Birliği
Avrasya
Asya Pasifik
Ortadoğu ve Afrika
Güvenlik Çalışmaları
Enerji Güvenliği
Sosyal Araştırmalar
USAK Yearbook
Journal of Turkish Weekly
Analist Dergisi
D&R
NetKitap
Ideefix
Kitap Yurdu
 


USAK , Ayten Sokak No : 21, Mebusevleri , Tandoğan , Ankara. Tel : +90 312 212 28 86 (PBX) Fax : +90 312 212 25 84 Email : merkez@usak.org.tr
Web : www.usak.org.tr - www.turkishweekly.net - www.usakanalist.com